Turgut ÇAKAR
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. İşlerimiz çok kötü. Peki neden?

İşlerimiz çok kötü. Peki neden?

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“İşlerimiz çok kötü” cümlesini bugün birçok meslektaşımdan duyuyorum. Peki neden?

Cevabı sadece artan müessese sayısında, yetersiz eğitimde ya da mesleki rekabette aramak, gerçeğin ancak küçük bir bölümünü görmek olur.

Asıl mesele daha derinde.

Bu noktada iki kavramdan söz etmek gerekiyor: Glasnost ve Perestroyka.

“Ne ilgisi var, bunlar da ne?” diyenler olabilir.

Glasnost, ifade özgürlüğüne doğru ağır ağır ilerleyen bir kaplumbağa olarak tanımlanır. Perestroyka ise yeniden yapılanma anlamına gelir. Bu iki kavram birlikte, 1990’lı yıllarda sosyalizmin çözülüşünü ve ardından gelen büyük ekonomik dönüşümü simgeler.

Sosyalizmin çöküşüyle birlikte, zaten vahşi olan kapitalizm daha da acımasız bir hâl aldı. Emek sömürüsü derinleşti, gelir dağılımındaki adaletsizlik küresel ölçekte arttı. Dünya halkları fakirleşirken, büyük üretici sermaye grupları kendi toplumlarının refahını yükseltmek yerine yeni sömürgecilik yöntemleri geliştirdi. Artık ordularla değil, şirketlerle sömürme dönemine geçildi.

Zamanla bu ekonomik sömürü de yetmez oldu. Bugün Kırım’dan Venezuela’ya, Ukrayna’dan Irak’a, Suriye’den Libya’ya, İran’dan başka pek çok ülkeye kadar uzanan çatışmaların arka planında yer altı kaynakları ve enerji politikaları yer alıyor. Yaşananlar tesadüf değil.

Bu küresel tablodan sonra kendi gerçeğimize bakalım.

Ülkemizde milyonlarca insan 20 bin TL’nin altında gelir elde ediyor. Milyonlarca kişi asgari ücretle, milyonlarca kişi ise açlık sınırına yakın bir gelirle yaşamaya çalışıyor. Bu şartlar altında geçinmek her geçen gün daha da zorlaşıyor. Gelirler yetmiyor, yetmediği gibi borçlanma artıyor.

Bizler ise çoğu zaman sorunu yalnızca meslek içi dinamiklerde arıyoruz. Okulların fazlalığından, yetersiz donanımla mezun olan optisyenlerden, artan müessese sayısından şikâyet ediyoruz. Oysa halkın alım gücündeki düşüşü ve tüketim alışkanlıklarındaki köklü değişimi görmezden geliyoruz.

Eskiden de pazarlık vardı ve bu, ticaretin doğal bir parçasıydı. Bugün yaşanan ise pazarlık değil; insanların hayatta kalma çabasıdır. Alım gücü kalmayan bir toplumdan, eski tüketim davranışlarını sürdürmesini beklemek gerçekçi değildir.

İki yıl önce Silmo Akademi’de konuşan Amerikalı bir konuk, eski gözlükleri topladıklarını, temizleyip onardıklarını ve maddi durumu yetersiz olan insanlara ücretsiz verdiklerini anlatmıştı. Bu sayede hem çevreyi koruduklarını hem de ihtiyaç sahiplerine destek olduklarını ifade etmişti. Bu tür uygulamaların benzerlerini çok yakında biz de konuşmaya başlayacağız.

Kâğıt üzerinde milli gelir artıyor gibi görünse de, bu artışın büyük kısmı birkaç yerli ve yabancı şirketin kasasına giriyor. Geniş halk kesimlerinin refahı ise aynı hızla geriliyor.

İşte bu yüzden işlerimiz kötü.

Çünkü halkın alım gücü kalmadı.

Artık müesseselerimizi, hizmet anlayışımızı ve ürün tercihlerimizi bu yeni ekonomik gerçekliğe göre yeniden düşünmek ve şekillendirmek zorundayız. Aksi hâlde sorunu yanlış yerde aramaya devam ederiz.

Gözlükçü

Turgut Çakar

İşlerimiz çok kötü. Peki neden?
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Akşam Kapanışı 22 Şubat 2026 akşam Haber Bülteni
Giriş Yap

Optik Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Bizi Takip Edin