Ayşe ŞENYÜZ
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Koltuklar mı? Meslek mi?

Koltuklar mı? Meslek mi?

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Oda seçimleri tüm hızıyla devam ediyor. Birkaç odada daha seçim tamamlanacak ve ardından büyük birlik seçimleri başlayacak. Her seçim dönemi, meslek camiasında farklı tablolar ortaya çıkıyor ve her zaman derslerle doludur.

​Bazı odalarda mevcut başkanlar yeniden güven tazeliyor. Geçmişte meslek adına emek vermiş, kanun çalışmalarına katkı sağlamış ve sosyal projeler üretmiş isimlerin yeniden seçilmesi doğal ve saygı duyulması gereken bir sonuçtur.

​Diğer yandan bazı yerlerde “yeni kan, yeni yönetim” anlayışıyla değişim yaşanıyor. Bu da meslek örgütlerinin canlı ve dinamik kalması açısından değerli bir gelişme olarak değerlendirilir. 

​Ancak süreç her zaman bu kadar net ilerlemiyor. Aday çıkmaması nedeniyle görevlerin aynı isimlerle devam ettiği tablolar da var. Çoğu zaman bu durum “kimse taşın altına elini koymak istemiyor” şeklinde yorumlanıyor. Oysa mesele sadece sorumluluk almamak değil; vizyon eksikliği ve meslek örgütlerine yeterince önem vermemek, gerçek sorunu oluşturuyor. 

Geçtiğimiz hafta sonu (Muğla) ilimizdeki seçim süreci, bu tartışmaların en dikkat çekici örneğiydi. Süreçte adımın geçmesi benim talebim olmamasına rağmen gündeme geldi.Ne başkan adayı olmak ne de liste hazırlamak gibi bir durumum olmamasına rağmen, konunun ne kadar farklı dinamiklerle yürüdüğünü yaşayarak gördüm.

Adımın listenin Disiplin başlıklı bölümünde yer alması bazı çevrelerde rahatsızlık yaratmış oldu. Mesleğe olan bağlılık, etik ve deontolojik değerlere olan sıkı bağlılık, haksızlıklar karşısında doğru duruş sergilemek bazen beklenmedik tepkiler doğurdu. Listeye yönelik müdahaleler başladı. Sonuçta adımın listeden çıkarılması talebi, bu rahatsızlıkların bir sonucu gibi görünüyor. 

​Burada sorulması gereken soru açık! Eğer gerçekten güçlü bir hedef ve kararlılık varsa, neden bağımsız bir liste oluşturulmadı?

​Cevap ise meslek camiasında bilinen bir gerçek. Bir ekip oluşturmak her zaman kolay değildir. Bazı koltukları sahiplenmiş ve bunu meslek yararına değil kartvizitine eklenecek bir prestij olarak gören bazı güçlerin etkin baskısı sonucudur. Bu baskı özgür iradenin önünde engel olabilir.

Sonuç olarak en büyük dayanağımız olan BİRLİK zarar görmesin diye ben listeden ayrılmayı tercih ettim. Ancak burada esas mesele, koltukların kim tarafından doldurulduğu değil, o koltukların meslek adına nasıl kullanıldığıdır. Listeden ayrılmış olsam bile genel kurulda divan katipliği görevimden meslek adına önemli olan son dakika günden maddesini de gündeme alıp oy birliğiyle geçmesine sebep olarak; mesleğime olan sevgi ve bağlılığımı bir kez daha kanıtlamış oldum. Tabi anlayana!!!

​Meslek örgütleri kişisel prestij alanları değildir; ortak akıl ve meslek onurunu temsil edildiği yerlerdir. Disiplin ve denetleme gibi kritik görevlerde yer alan isimler, sadece kendi çıkarlarını değil, mesleğin bütününü gözetmekle yükümlüdür. 

​Bir koltuğa değer katan, o koltukta oturan kişinin duruşu, meslek ahlakı ve vizyonudur. 

​Koltuklar kimseyi büyütmez; bazen sadece gerçek duruşu ortaya çıkarır.

Optisyen Ayşe ŞENYÜZ

Koltuklar mı? Meslek mi?
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Akşam Kapanışı 22 Şubat 2026 akşam Haber Bülteni
Giriş Yap

Optik Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Bizi Takip Edin