Evet, değerli meslektaşlarım.
Geleneksel sistemler ile çalışan “Bağımsız Gözlükçüler Daralıyor.” Başlıklı yazıya cevap olarak yazdığım yazının devamında bazı konuları açıklamak gerekiyor.
Bir önceki yazıda da değindiğim gibi, bu büyük amiral gemisi mağazalar, Hantaldırlar her hangi bir konuda hareket edebilmeleri için Köprüden makine dairesine kadar on yerden komut almak zorundadırlar.
Amaçlarına ulaşmak için birçok yalan ile manipüle ettikleri toplum desteğine ihtiyaçları vardır.
Her kim olursa olsun kürsüde veya masada birileri çıkıp Optometriyi getireceğiz ve sizi optometrist yapacağız diyorlarsa emin olun Yalan söylüyor. Çünkü mevcut kanunlar ortadayken onların istediği bir optometri Türkiye’ye gelemez. Öyle bir Optometrinin Türkiye’ye gelebilmesi için 5193 SOHK, 1219 Tebabet ve Şuabatı San’atları İcrası Kanunu. 5510 Sosyal güvenlik kanunu. Ve bunlara bağlı ek kanun ve yönetmeliklerin değişmesi lazım bu da neredeyse imkânsız.
Tüm bu nedenlerden dolayı, son on beş yıldan fazladır en büyük hedefleri “Gözlüğü Sağlığın Dışına Çıkarmaktır.” Bunu başaramamaları için yıllardır mücadele ederken biz aslında o grupları da koruyoruz. Eğer istedikleri olursa gerçek kaos o zaman başlar.
Gözlük sağlık dışına çıktığında.
Aynı gün binlerce hekim Optisyenlik müessesesi açmak için istifa edip sahaya yönelir. Özellikle kamuda cerrahların dışında hekim kalmaz.
Türkiye’deki Gross marketler hemen bu işe girer “Bizden bir kilo kıyma alana göz muayenesi, iki kilo antrikot alana gözlük bedava” kampanyası yaparlar.
Özel veya Vakıf hastaneleri binalarında müessese değil mağaza açarlar. Dışarı reçete akışını keserler.
Tırlar ile gezici araçlar ve yanında çadırlar ile kamu kurumlarının bahçelerinde veya kent meydanlarında, muayene edip gözlük satarlar.
Bu günkü kaos ortamından dolayı Mavi Işık blokajı ve Anti far gece görüş gözlüğü adı altında satılan sağlıksız ürünler gibi, gerçek gözlüklerde benzinci, market ve işportada sağlıksız bir şekilde satılır.
Ha şimdi siz bunu okuduğunuzda sizlere saçma gelebilir. Hatta bunları konuştuğumuz bazı arkadaşlar sen hangi kafayı yaşıyorsun, kimse bana bir şey yapamaz demişlerdi.
Peki, şimdi size soruyorum.
- 5193 SOHK çıkmadan önce vakıf hastanelerden birinin içinde Optisyenlik müesseseleri yok muydu? Vardı özellikle İstanbul’da iki tane benim bildiğim vardı.
- Bu gün bile internet, benzinci ve benzeri yerlerde gece görüş ve mavi ışık gözlükleri satılmıyor mu? Satılıyor.
- Birçok hekimin birinci derece akrabası Optisyen değil mi?
- Hazır okuma gözlükleri işportada ve büyük AVM’lerde ilgisiz firmalarda satılmadı mı? Satıldı.
- Tırda muayene ve çadırda gözlük satışı daha önce denenmedi mi? Denendi.
Bu örneklerden birçok örnek arşivlerde bulunmaktadır. Değerli meslektaşlarım yapacağımız en büyük çalışma güçlü bir Sivil Toplum Kuruluşu olan Birlik ve Odalarımıza sahip çıkmaktır.
Birlik ve Odalarımız hem kanuni hem de iktisadi haklarımızı korumakta bizlere destek olacaktır.
Uzun yazıları okumayı sevmediğinizi biliyorum. Bu neden ile uzatmayacağım. Ancak kanıt isteyen olursa belgeleri ile tartışmaya hazırım.
Aksini iddia eden olursa bir önceki yazımda da değindiğim gibi. Bu güne kadar hazırladıkları çalışmaları ve veya kanun tekliflerini sunarlar. Böyle bir durumda da ben ve arkadaşlarım gerçekleri öğrenmiş oluruz.
Gözlükçü Turgut Çakar.
