Bugün yine kontakt lens üzerinden mesleki sıkıntılarımızın en büyüğüne değinmek istedim. Hepinizin bildiği gibi, 3 Temmuz 2026 tarihinde Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle kontakt lensin internetten satışına izin verilmiştir.
Birbirine bağlı birçok kanun ve yönetmelik hiçe sayılarak alınan bu karar, gelecekte büyük sıkıntıları da beraberinde getirecektir. Konuyla doğrudan ilgili kişi ve kurumlardan ise hiçbir ses çıkmamaktadır. 2004 yılında başladıkları bu yolculukta, yaklaşık on başarısız girişimin ardından böyle bir yönetmelikle (eğer iptal edilemezse) önemli bir kazanım elde ettiler. Kendilerini tebrik etmesem de gösterdikleri azim ve gayret takdire şayandır. Asıl amaçları gözlüğü sağlık hizmeti kapsamının dışına çıkarmak olan bu gerçek ve tüzel kişiler, hedeflerine ulaşma yolunda oldukça önemli bir eşiği aşmış durumdadır.
Ayrıca kendilerine şahsım adına sonsuz teşekkür ediyorum. Çünkü on beş yıldan fazladır, “Bu insanların amacı gözlüğü sağlık hizmeti kapsamının dışına çıkarmaktır!” diye haykıran tek kişi benim. Beni mahcup etmediler, yalancı çıkarmadılar.
Değerli meslektaşlarım, şimdi birlik olma zamanıdır.
Yıllar önce kurumlara giderek, “Yurt dışındaki internet sitelerinde kontakt lens satışı yapılıyor ve Türk halkı buradan kontakt lens alıyor. Bu durumda milyonlarca dolar yurt dışına gidiyor.” söylemini dile getirenler, daha sonra Bakanlığa, “İnternetten satışa izin verin, Türk optisyenleri kazansın.” diyerek yanlış bir uygulamayı doğru göstermeye çalıştılar.
Bizler bunun teknik ve sağlık açısından doğuracağı zararları anlatmak için yoğun çaba sarf ederken, onlar ise yayın organları aracılığıyla Avrupa’da kontakt lens satışının kontrollü şekilde serbest olduğunu anlatmaya ve bu yolla destek toplamaya çalıştılar.
Peki, Avrupa gerçekten her konuda doğru olanı mı yapıyor?
Almanya’da 2024 yılında yürürlüğe giren bir düzenleme ile 25 grama kadar kişisel kullanım amaçlı yasaklı uyuşturucu bulundurmaya, evde sınırlı sayıda kenevir yetiştirmeye ve kenevir kulüpleri aracılığıyla dağıtımına izin verildi. Hollanda’da “Coffee Shop”larda düşük miktarlarda da olsa satış ve tüketime izin verilmektedir. Malta, Lüksemburg, Portekiz, İspanya ve Çekya gibi birçok Avrupa ülkesinde de farklı uygulamalar bulunmaktadır.
Şimdi size soruyorum: Çocuklarınızın bir kafede yasal uyuşturucu tüketmesini ister miydiniz?
Diğer taraftan Avrupa’daki optik uygulamalar da bizden farklıdır. Marketlerde hazır gözlük satışı yasal olarak yapılmaktadır. Bu yönetmelik için uğraşan firmaların, Avrupa’daki cam fabrikalarından birinde çok sayıda gözlük çerçevesi gören bir ziyaretçisi, “Bunlar ne içindir?” diye sormuş. Aldığı cevap ise oldukça dikkat çekicidir:
“Onlar ülkenin en büyük marketlerinden birine ait. Aynı zamanda reçeteli hastalara gözlük beğendiriyor, ölçülerini alıp bize sipariş geçiyorlar. Biz de müşterinin seçtiği gözlüğe cam montajını yaparak kendilerine gönderiyoruz.”
Yani markette gözlük satışı da serbesttir. (Bu uygulama yıllar önce Türkiye’de de denenmiş, Polat Otel’de tanıtımı yapılan girişim derneklerin mücadelesi sonucunda hayata geçirilememiştir.)
TOOMD tarafından Bakanlığa hazır yakın gözlüklerle ilgili, “Bunlar büyüteçtir, satılabilir.” gerekçesiyle başvurular yapılmış, bunun için broşürler bastırılmıştır. Ancak Sağlık Bakanlığı bu uygulamayı usulsüz bularak broşürlerin toplatılmasına karar vermiştir.
Yıllarca TOOMD üzerinden faaliyet göstermeye çalışanlar, İstanbul’daki seçimleri kaybedince TOOMAD’ı kurdular. Güçlü görünmek amacıyla şubeleştiler. Bununla da yetinmeyip bugünlerde Dijital Gözlükçüler ve Optisyenler Derneği adı altında yeni bir dernek kurdular.
Söz konusu dernek; yasa dışı optik ürün satışına karşı “sıfır tolerans” ve “mutlak halk sağlığının korunması” ilkeleriyle kurulduğunu ifade ediyor. Yani kendi platformları dışındaki satış kanallarını ihbar edip şikâyet edeceklerini söylüyorlar.
Peki, tam da bu dönemde yürürlüğe giren yönetmelik; tam 22 yıl boyunca Sağlık Bakanlığı tarafından yaklaşık on kez reddedilmiş, sakıncaları yine Bakanlığın kendi logoları kullanılarak anlatılmış bir düzenleme değil miydi?
Değerli meslektaşlarım; artık uyanmak ve birlik olmak zamanıdır. Çünkü son yönetmelikle birlikte açıkça görülmüştür ki kirli emeller, güzel sunumların arkasına saklanmaktadır. Dün, “Yurt dışına para gidiyor.” diyenler, bugün ise “Gayriresmî yerlere gidiyor. Sadece biz yapalım.” demektedir.
Gözlükçü Turgut Çakar
Optisyenlik Sektörü Mensubu
