Göz sağlığı literatüründe güneş gözlüğü, sadece ışığı kesen bir cam değil; atmosferik ve coğrafi faktörlere göre değişen radyasyon türlerine karşı koruma sağlayan tıbbi bir bariyerdir. Işığın göze ulaşma açısı ve şiddeti mevsimlere göre şu şekilde değişir:
1. Kış: Albedo Etkisi ve “Ters Açı” Tehlikesi
Kış mevsimi, sanılanın aksine göz için en tehlikeli dönemdir. Buradaki ana faktör güneşin konumundan ziyade yüzey yansımasıdır.
• Ters Açı Faktörü: İnsan anatomisi (kaş kemiği ve kirpikler), yukarıdan gelen ışığa karşı korunaklıdır. Ancak kar yüzeyi ışığı %80–95 oranında yansıtır (Albedo Etkisi). Bu durum ışığın göze aşağıdan (yerden) girmesine neden olur ve doğal savunma mekanizmalarını devre dışı bırakır.
• Alçak Güneş Açısı: Kışın güneş ufka çok yakındır. Bu düşük açı, güneş ışınlarının doğrudan pupil eksenine paralel girmesine ve retinaya doğrudan ulaşmasına neden olur.
• Mavi Işık Dağılımı: Karlı havalarda atmosferde Rayleigh saçılması artar. Bu durum yüksek enerjili mavi ışığın (HEV) retinaya daha yoğun ulaşarak sarı nokta hastalığı riskini artırmasına yol açar.
2. İlkbahar: Işık Difüzyonu ve Alerjen Kalkanı
İlkbaharda en büyük risk faktörü, değişken hava olayları ve ışığın bulutlar tarafından dağıtılmasıdır.
• Difüzyon Etkisi: Parçalı bulutlu havalarda güneş ışınları bulutlardaki su damlacıklarına çarparak dağılır. Bu durum ışığın tek bir noktadan değil, gökyüzünün geneline yayılmış şekilde göze ulaşmasına neden olur. Bulutlu havada göz bebeğinin daha fazla genişlemesi, UV ışınlarının göze giriş miktarını artırır.
• Mekanik Koruma Faktörü: İlkbaharda polenler ve havadaki partiküller oküler alerjiyi tetikler. Güneş gözlüğü, göz yüzeyinde mikro bir koruma alanı oluşturarak bu partiküllerin kornea ile temasını azaltır.
3. Yaz: Maksimum Radyasyon ve Zenit Açısı
Yaz aylarında risk, güneş ışınlarının şiddeti ve atmosferde daha kısa mesafe kat etmesinden kaynaklanır.
• Zenit Açısı: Güneş tepe noktasındayken UV ışınları atmosferden en kısa yolu izleyerek yeryüzüne ulaşır. Bu durum radyasyon yoğunluğunu maksimum seviyeye çıkarır.
• Fototoksik Hasar: Yüksek yoğunluklu UV-A ve UV-B ışınları, kornea ve lens proteinlerinde yapısal bozulmalara neden olarak erken katarakt gelişimini tetikleyebilir.
• Su Yüzeyi Yansıması: Deniz ve havuz kenarlarında su yüzeyi ışığı %10–15 oranında yansıtarak çevresel radyasyon yükünü artırır.
4. Sonbahar: Periferik Parlama ve Görsel Konfor
Sonbaharda güneşin alçak açısı, çevresel yansımalarla birleşerek görme kalitesini olumsuz etkiler.
• Yatay Işık ve Parlama: Islak zeminler ve yapraklar, yatay polarize ışığın şiddetini artırarak kontrast duyarlılığını düşürür.
• Pupil Genişlemesi: Günlerin kısalmasıyla alacakaranlık süresi uzar. Genişleyen göz bebeği, ani parlama durumlarında zararlı ışınların göze daha fazla girmesine neden olur.
Özet: Neden Dört Mevsim?
Güneş gözlüğü kullanımı bir aksesuar tercihi değil;
1. Kışın yerden gelen yansımalara,
2. İlkbaharda bulutların dağıttığı UV ışınlarına,
3. Yazın dik gelen yoğun radyasyona,
4. Sonbaharda alçak açılı parlamalara karşı
optik ve mekanik bir zorunluluktur.
Bu yazıda aktarılan bilgiler, oftalmoloji literatürü ile Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Amerikan Oftalmoloji Akademisi (AAO) tarafından yayımlanan genel UV korunma verileri temel alınarak derlenmiştir.
Gamze Çelik – Beykent Üniversitesi Optisyenlik Öğrencisi
